İzmir'deki "askeri casuslukta kumpas" davası

- FETÖ mensuplarının İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin 92 sanığın yargılanmasına devam edildi

İzmir'deki "askeri casuslukta kumpas" davası

- FETÖ mensuplarının İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin 92 sanığın yargılanmasına devam edildi

19 Mart 2018 Pazartesi 17:30
İzmir'deki

İZMİR (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensuplarının İzmir'deki "askeri casusluk" soruşturmasında sahte delil üreterek kumpas kurdukları iddiasına ilişkin 36'sı tutuklu 92 sanığın yargılanmasına devam edildi.

İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar, avukatları ile müşteki Coşkun Başbuğ katıldı.

Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi'yle (SEGBİS) kayda alınan duruşmada, 2010'daki "askeri casusluk" soruşturması sırasında İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olan tutuklu sanık Mehmet Ali Şevik, o dönem atılan paraf ve imzalarda sorumluluğun kendisinde olduğunu, kendisine yöneltilen suçlamalara ilişkin savunmaya yapmayacağını, tahliye talebinde de bulunmayacağını belirtti.

Tutuklu sanık eski İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Taner Aydın, soruşturmada yasaların kendilerine verilen yetkiye dayanarak amirlerince verilen emirleri yerine getirdiğini, hukuk dışı bir eylemde bulunmadığını iddia ederek, sahte belge düzenleyerek işlem yapmadığını iddia etti.

"Silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasını kabul etmeyen Aydın, FETÖ'nün mahrem imamlarından S.D'nin aleyhine verdiği ifadesini kabul etmediğini, hayatının hiçbir safhasında kendisiyle görüşmediğini ileri sürerek diğer tanıkların da somut bilgilerden uzak, duyumlara dayalı iddialar ortaya attığını savundu.

İstihbarat şube müdürlüklerinde çalışacak personelin özellikle FETÖ mensuplarından seçildiği suçlamasına ilişkin konuşan Aydın, burada çalışacak personelin ağzının sıkı, tecrübeli, teknolojik bilgisinin olmasına dikkat ettiklerini, bu özellikleri taşıdığı için birlikte çalıştığı sanıklardan Talha Ülkümen, Seyfullah Özdemir ile Ramazan Özdemir'in verilen işi hak ederek yerine getirdiklerini ifade etti.

Usulsüz dinleme yaptığına ilişkin suçlamayı da kabul etmeyen Aydın, önleme dinlemesi sayesinde birçok terör eyleminin engellendiğini, tonlarca uyuşturucu maddesinin ele geçirildiğini ve uyuşturucu tacirlerinin planlarının bozulduğunu ileri sürerek, "Kimseyi takma adla dinlemedik. Önleme dinlemesi konusunda devlet zaten bize yetki veriyordu. Kişileri gerçek adıyla dinlemek varken neden sahte isimlerle dinleyelim ki? Verdiğim kararların her zaman arkasındayım." dedi.

Aydın, başka şehirlerde usulsüz dinleme yaptıkları suçlamasıyla haklarında dava açılan bazı sanıkların beraat ettiğini kaydederek, tahliyesini istedi.

Mahkeme heyeti, duruşmaya 21 Mart Çarşamba günü devam edilmesini kararlaştırdı.

banner107
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.